Geri Dönüşüm Portalı

Çevre Mühendisinin Sorumlulukları Nelerdir?

Çevre Mühendisinin Sorumlulukları Nelerdir?

Aynı gemide olmak tabiri teknolojinin baş döndüren bir hızla ilerlediği günümüzde tam anlamıyla yerini bulmaktadır dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen çevreye dair olan bir olumsuzluk başka yerleri de çok kısa bir sürede etkileyebilmekte ve yaşadığımız ortak çevre giderek kullanışsız Kirli ve yaşanılamaz bir hal almaya başlamaktadır. Bu noktadaki en büyük sıkıntı gerek bireylerin gerekse çevreyi düzenleme noktasındaki kanun yapıcıların yetersizliği ve bilinçsizliğidir. Çevre tüm insanların ortak malı olmakla birlikte bir ömrü olan ve iyi kullanılmadığı takdirde kısa sürede kendi öz dinamiklerini kaydedebilen narin bir yapıya sahiptir. Binlerce yıldır hayatiyetini devam ettiren Dünyamız son yıllarda çok etkili ağır metallerin radyoaktif unsurların ve birtakım tabiatta zararlı olan hammaddelerin üretimi ile birlikte ömrünü tüketmeye başlamıştır. Bilim adamlarının yaptığı yoruma göre dünyamız artık yaşlanmakta ve giderek de hammadde kaynakları ortadan kalkmaktadır. İşte bu noktada geri dönüşüm tesislerinden çeşitli bilimsel yaklaşımlara kadar birçok alternatif üretilmekte ancak tüm bu işlemlerin merkezinde çevre mühendisi bulunmaktadır.

Diğer tüm mühendisliklerde olduğu gibi çevre mühendisi de bir takım projeler çizimler ve önerilerle birlikte hizmet ettiği sahaya daha kullanışlı uygulamalar katmak durumundadır. Özellikle ülkemiz çevre mühendisliği konusunda ciddi anlamda bir istihdam ihtiyacı barındırmaktadır. Tüm dünyada faaliyette bulunan geri dönüşüm Tesisleri ülkemizde de son 10 yıldır büyük bir atağa geçmiş ve geri dönüşüm faaliyetlerine çok hızlı bir şekilde başlamıştır. Ancak bu noktada yapılan geri dönüşüm faaliyetlerinin ne derecede doğru olduğu ve çevreyi zararlı atıklardan ne kadar kurtarabildiği bir tartışma konusudur. Çünkü geri dönüşüm faaliyetleri büyük bir hassasiyet gerektiren çeşitli kanunlarla ve yönetmeliklerle kapsamı belirlenmiş olan ve tamamen bilimsel bir şekilde uygulamaya konulması gereken bir sahadır. Bu noktada ise tüm geri dönüşüm tesislerinin çevre mühendisi barındırmak ve barındırdığı çevre mühendisinin direktifleri ve raporları doğrultusunda bir otokontrolü tabi olması gerekmektedir.

Bununla birlikte çevre mühendisi sorumlulukları arasında suların kirlenip kirlenmediği noktasında çalışmalar yapmakta bulunmaktadır. Çünkü dünyamız üzerinde bulunan doğal unsurlar içinde en çabuk kirlenebilen kaynaktır. Özellikle küresel ısınma neticesinde son yıllarda içme suyunda büyük oranda sıkıntılar yaşanmaktadır. Ayrıca dağlar dâhil her yerlere çeşitli endüstriyel tesislerin yapıldığı günümüzde içme su kaynaklarının çok daha hızlı bir şekilde kirletildiğini ve içilemez hale geldiği bilinen bir gerçektir. Çeşitli büyük enerji üretim tesislerinin su kaynakları üstüne kurulması da bu noktada ayrı bir sorun teşkil etmekte yapılan plansız tesisleşme neticesinde insanların içme ihtiyacını karşılayacak olan su her geçen gün azalmaktadır. Nitelikli olan suyun azalması aynı zamanda su arıtma tesislerinde gündeme getirmekte bu noktada da faaliyet gösteren arıtma tesislerinin işleyişinden Suyun arıtılmasına kadar birçok safhada çevre mühendisi takipçi olarak görev almak durumundadır. Ayrıca su arıtma tesislerinin ne şekilde yapılandırılacağı tesisin tasarımı ve işletilmesine kadar tüm unsurlar çevre mühendislerinin denetimine tabidir. Çünkü bu Tesisler nitelikli ve kaliteli bir şekilde görevini yerine getirmediğinde istenen içme suyu kalitesi ortaya çıkmayacak su konusundaki sıkıntı yaşanmaya devam edecektir. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde yer alan çevre mühendisi özellikle belediyelerle çok iyi bir entegrasyona giderek yerleşkelerdeki ve lokasyonlardaki her türlü endüstriyel tesisin kurulum safhasında çeşitli denetlemelerde bulunmak zorundadırlar. Bilhassa dağlık arazilerde su kaynakların üstüne yapılacak olan çeşitli santrallerin çok ince eleyip sık dokunarak tesisleşmesi ile yapılandırılması söz konusudur. Çünkü bu tip devasa Tesisler suyu muhakkak farklı şekillerde kullanmakta ve netice itibariyle içme su kaynakları azalmaktadır.

Yaşanan doğal çevrenin korunması çevre mühendislerinin sorumlulukları arasında ilk sırada yer almaktadır. Çok geniş bir kavram olan yaşanan çevrenin korunması meselesinde bilimsel yaklaşımlar muhakkak takip edilmeli ve yaşanan çevredeki su hava ve toprak durumu sürekli olarak denetlenmelidir. Geçmişte sadece Büyük şehirlerde yer alan endüstriyel tesisler günümüzde en dağlık arazilerde dahi konuşlandırılabildiği için çevrenin kirlenmesi artık her yerde yaşanan bir sorundur. Bu sorunla başa çıkabilmek için ise tamamen bilimsel yöntemlerle ortaya konmuş olan yönetmelikler ve kanunlar devreye sokulmalı ve bu kanunlar hazırlanırken mutlaka çevre mühendisi de fikirlerini beyan etmelidir.

Yaşanan çevrenin değerlendirilip raporlanması da çevre mühendisinin sorumlulukları içinde bulunmakta ve bu konuda gerek belediyeler neresinde gerekse üniversitelerin çalışmaları kapsamında çeşitli raporlar hazırlanabilmektedir. Bu raporlar çok kapsamlı olmakla birlikte çevreyi daha iyi olan tüm unsurları denetleyebilecek ve istatistiki olarak sınıflandırılabilecek ayrıntıya sahip olmalıdır. Çevredeki suyun kullanılabilir miktarına kadar atmosfer şartlarından orman ve ağaç yapısına kadar çok geniş bir sahada faaliyet gösteren çevre mühendisi topraktaki değişimleri de belirli periyotlar halinde takip etmeli ve bunlarla ilgili çeşitli tahliller yaparak neticeleri hakkında raporlar hazırlamalıdır. Bu raporların neticesinde de birtakım teklifler ve etkiler ortaya konarak yaşanan çevre hakkında daha uzun ömürlü planlamalar yapılma yoluna gidilmelidir.

İnsan nüfusunun artışına bağlı olarak her geçen gün araç sayısı artmakta sadece ana arterlerde değil tali yollarda dâhil büyük bir trafik sorunu yaşanmaktadır. Bununla birlikte artık neredeyse şehir işlerine kadar girmiş olan endüstri ve sanayi tesislerinin de devreye girmesiyle birlikte ortaya büyük bir gürültü kirliliği çıkmakta ve bu bir gürültü kirliliğinin yönetimi içinde çevre mühendisi sorumlulukları arasında bulunan uygulamalar devreye girmektedir. Çünkü yaşanan çevre sadece toprak suyu havadan ibaret olmamakla birlikte asli unsur olan insanların da dâhil olduğu karmaşık bir yapıdır. Bu yapı içerisinde insan kaynaklı olarak meydana gelen gürültü gerek sağlık üzerinde gerekse bölgede yaşayan hayvanların yaşam standartları üstünde büyük ve olumsuz tesirler uyandırmaktadır. Çok büyük endüstriyel tesislerin ve gürültülü ortamların bulunduğu yerdeki kuşların göç ettiği veya toplu ölümlerin yaşandığı toprak altında yaşayan canlıların zaman içerisinde hayatiyetlerinin son bulduğu ve burunda çevrecilik adına çok büyük bir kayıp olduğu bilinmektedir. Bu noktada çok hassas bir gürültü kirliliği yönetimi ile birlikte çevre mühendisi büyük bir sorumluluk almak zorundadır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ