Geri Dönüşüm Portalı

Çevre Mühendisliğinin Ülkeye Katkıları

Çevre Mühendisliğinin Ülkeye Katkıları

1800 yıllarda başlayan sanayi devrimi 1900’lü yılların başında artarak devam etmiş ve endüstri inanılmaz bir hız kazanmıştır. O dönemlerde endüstrinin çok ileri seviyeye geldiğini iddia edenler bugünkü teknolojik ve robotik endüstriyel ve sanayi gelişimini tahmin dahi edememişlerdir. Günümüzde internet teknolojileri ile birlikte robotik teknolojinin devreye girmesiyle çok hızlı bir üretim ve bunun neticesinde de artan nüfusa bağlı olarak tüketim meydana gelmektedir. Üretim ve tüketim dengesi arasındaki makas her geçen gün açılmakta ihtiyaç fazlası bir üretim ve bunun neticesinde israf ortaya çıkmaktadır. Tabii olarak tüm bu unsurlar dünyanın ekolojik dengesini derinden sarsmaktadır. Çünkü üretim için çok ciddi anlamda hammadde kaynaklarına ve enerji ihtiyaç duyulmakta bununla birlikte de her üretimin bir atık ve hurdaya dönüştüğü düşünülecek olursa çevre kirliliğinin ve çevreyle alakalı felaketlerin geldiği boyut çok iyi anlaşılacaktır. İşte tam bu noktada devreye alanında yetişmiş uzman çevre mühendisi girmektedir.

Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olan çevre mühendisi günümüz şartlarında çok büyük bir yükün altına girmiştir. Dünya hiçbir dönemde olmadığı kadar hızlı bir şekilde kirlenmekte ve bunun önüne geçebilmek için alınan alternatif tedbirler belli bir süre sonra yetersiz hale gelmektedir. Sürekli olarak artan nüfusun teknolojinin sağladığı üretim kolaylığı bu çevre kirliliğinin en büyük sebepleri arasında yer almaktadır. Aslında tüm çevre kirliliğinin en büyük etkeni tamamen insan kaynaklıdır ve eğitim merkezlidir. Ancak bununla birlikte yapılması gereken bir dizi işlemlerle bu felaketler en aza indirilebilir ve daha temiz bir çevre elde edilebilir. Bu noktada çevre mühendisi verecek olduğu eğitimlerle ve yapacak olduğu projeler ile gerek ülke için gerekse dünyanın geleceği adına büyük bir önem arz etmektedir.

Geçmişte sadece evlerden çıkmakta olan atıklar bugün endüstriyel bir hal kazanmış durumdadır. Devasa Tesisler çok büyük oranda enerji kullanmakta bunun neticesinde gerek gaz ve duman yoluyla gerekse katı ve sıvı atıklar üreterek çevreye ciddi zararlar vermektedirler. Bu noktada hassas olan endüstriyel Tesisler bulunduğu gibi çevre konusunda hiçbir fikri olmayıp büyük zararlar veren tesisler de bulunmaktadır. Aynı şekilde evsel atıklar göz önüne alındığında aynı ülkede yaşamamıza rağmen maalesef henüz bu bilinç tüm yurttaşlarda tam olarak yerleştirilememiştir. Atıkların ayrıştırılarak atılması gerektiği zararlı olan ve bir takım radyoaktif veya sağlık açısından zararlı gazların ve ağır metalleri içeren atıkların bertaraf yöntemleri ile ortadan kaldırılması gerektiği bilinci henüz yerleşememiştir. Bu noktadan okullarda çevreye dair dersler verilmiş olsa da yine bütün yük çevre mühendisi omuzlarındadır.

Özellikle atıkların yeniden kazanılması ve zararlı olanların bertaraf noktasında faaliyet göstermekte olan geri dönüşüm Tesisleri ve atık işleme uygulamaları tamamen çevre mühendislerinin takibiyle gerçekleşmesi gereken durumlardır. Tüm unsurlar göz önüne alındığında çevre mühendisi birçok sahada faaliyet göstermesi gereken ve aynı zamanda çevreye dair algıların oldukça açık olması zorunlu olan bir meslek icra etmektedir. İyi bir çevre mühendisi mutlaka yaşadığı çevreyi ve bu çevredeki endüstriyel ve sanayi faaliyetlerini iyi bilmeli ve tanımalıdır. Aynı zamanda yaşamış olduğu çevredeki insanların sosyal ekonomik ve kültürel yapıları üstünde çeşitli çalışmaları değerlendirerek onlardan çevre bilincini uyandıracak bazı eğitimler de düzenleyebilmektedir. Bu noktada verilen eğitimler sadece okullarda derneklerde değil geri dönüşüm tesisine görev almakta olan personel nezdinde verilmeli ve nitelikli bir yeniden kazandım sağlanmalıdır. Ayrıca çeşitli alternatif projeler üreterek yaşamış olduğu çevrenin daha yaşanılır bir yer hale gelebilmesi için gayret göstermelidir.

Çevre mühendisi yaşadıkları ülkenin çevre ile ilgili olan mevzuatlarına hâkim olmak zorundadır. Ülkemiz için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının koymuş olduğu tüm yönetmelikler mevzuatlar çevre mühendisleri tarafından çok iyi okunmalı gerekli noktalarda çeşitli alternatiflerden önerilebilmelidir. Ayrıca bu mevzuatlar çerçevesinde geri dönüşüm faaliyetinde bulunan atık işleme tesisleri denetlenebilmeli yanlış olan uygulamalardan tesislerin geri dönmesi sağlanmalıdır. Bunlara ek olarak almış olduğu eğitim ve birlikte yaşadığı çevreye dair olan fikirlerini gerek belediyeler nezdinde gerekse mevzuatlar nezdinde dile getirebilmeyi bazı durumlarda çevrenin temizlenmesi ve daha yaşanılır bir hale gelmesi adına rehberlik yapabilmelidir. Bu yönüyle çevre mühendisi belediyeler geri dönüşüm Tesisleri o çevrede yaşayan halk arasında bağlayıcı bir köprü görevi görmektedir. Çünkü yaşanan çevrede çevrenin ne şekilde kirletildiği ve birkaç sene sonra veya daha uzun dönemlerde çevrenin alacağı hal ancak çevre mühendisleri tarafından tahmin edilebilir ve bu noktada çeşitli uyarılar yapılabilir. Özellikle belediyelerin toplandığı encümenlerde ve meclis kararı ile lokasyonla ilgili yaşanan sıkıntılar varsa çevre mühendisleri tarafından raporlarla aktarılmalı ve gereken tedbirlerin alınması noktasında yol gösterici pozisyonunda bulunulmalıdır. Ayrıca çevre mühendisi yaşanan coğrafyadaki endüstriyel ve sanayi faaliyetleri doğrultusunda ne tür geri dönüşüm tesislerine İhtiyaç duyulduğu ve bu tesislerin atıkları yeniden kazanmak için ne şekilde değerlendirilebileceğini öngörülebilir bir raporla ortaya koymalıdır.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ